Akademi Haber

Akademi Kız Öğrenci Yurdu Aydın


Karne Zamanı Anne ve Babanın Tepkileri


Karne Zamanı Anne-Babanın Tepkileri

 

Çocuk bir dönem boyunca okulda ne yapmış? Derslerinde başarılı olabilmiş mi? Verilen eğitimden faydalanabilmiş mi? Öğrenmesi gereken şeyleri öğrenebilmiş mi? Karneyle bu soruların cevabı verilmiş olur.
           
Bir çocuk, eğer başarılı olduğunu gösteren iyi bir karneyle ailesine gelmişse genellikle bir sorun çıkmaz. Fakat karnesi pek çok başarısızlıkla dolu bir çocuk için ailesiyle yüzleşmek pek kolay olmayacaktır. Peki, karne döneminde ebeveynlerin çocuklarına karşı doğru tutumu ne olmalıdır?
            
Karne sadece çocuğun değil ailenin karnesidir.
           
Okul çağındaki bir çocuk ya da gencin başarılı olması, sadece kendi sorumluluğunda olan ve sadece kendini ilgilendiren bir konu değildir. Aslında bir öğrencinin okuldaki başarısı, sosyalliği, genel kültür durumu ailesinin onunla ne kadar ilgilendiğini açıkça gösterir. Okulda başarısız olan çocukların çoğunda ailesinin ona karşı ilgisiz olduğu ya da ailevi problemler yaşadığı görülmektedir. Bir öğrenci bir eğitim yılı boyunca hafta içi her gün okula gitmekte, defalarca sınava girmekte, ödevler, projeler yapmaktadır. Bütün bu süreç içerisinde ilgili bir ebeveynin en ufak bir başarısızlığı ya da problemi fark etmemesi mümkün değildir. Dolayısıyla ilgili aileler karneden önce çocuklarının sorunlarını fark edip o sorunu çözmeye çalışır. Bir yıl boyunca çocuklarına karşı kayıtsız kalıp yalnızca karne döneminde çocuklarının başarısızlıkla dolu karnesine bakıp onları suçlayan aileler maalesef başta kendileri sınıfta kalmıştır. Çocuklarıyla ilgili ebeveynler için ise başarı sadece iyi bir karne değil onun çok daha ötesindedir.
            
Kötü karne cezalandırılmamalıdır.
            
Ceza, hiç bir zaman yanlış davranışı ortadan kaldırmaz. Aksine davranışı bastırır ve en ters zamanlarda yeniden ortaya çıkmasına sebep olur. Çocukların hiç bir davranışını cezalandırmamak gerektiği gibi kötü karne de asla cezalandırılmamalıdır. Eğer çocuk ailesine başarısız bir karne ile gelmişse önce bu başarısızlığın altında yatan sebepler tespit edilmeli ve ona göre çözümler üretilmelidir. Bu konuda gerekirse çevreden yardım alınmalıdır. Böylelikle çocuk kendini değerli hissedecek, başarılı olması gerektiğinin önemini kavrayacak, en önemlisi ileride sırf ceza almamak için değil gerçekten öğrenmek için çalışacaktır.
            
Karne ödülleri abartılmamalıdır.
           
Ödül-ceza sistemi, genellikle koşullanma yoluyla hayvanları terbiye etmek için kullanılır. Örneğin, bir köpeğe herhangi bir hareketi öğretirken o hareketi her doğru yapışında ödül verirsiniz. Böylelikle o hareketi köpek öğrenir. Bir süre ödül vermezseniz de hareketi unutur. 
           
Eğer insanlar da bazı davranışları öğrenmesi için sürekli ödüllendirilirse, ödül verilmediği zaman o davranışı yapmaz. Öğrenme gayreti ömrümüzün sonuna kadar sürdürmek zorunda olduğumuz bir şeydir. Dolayısıyla ödüllendirilsek de ödüllendirilmesek de öğrenmek için çabalamalıyız. Anne babaların bu duyguyu çocuklarına öğretebilmeleri için karne dönemlerinde ödüllerden kaçınması gerekir. Öğrenmeye teşvik amacıyla "aferin" demek, çocuğun başarısından dolayı mutlu olunduğunu hissettirmek ve çocuğa başarılı olmakla zaten en büyük ödülü aldığının bilincini vermek yapılacak en iyi şeydir.